Gökyüzü Bekçileri Bölüm 3-Sesler

Ekim 12th, 2010 by Christine

Artyn sürekli sorular sormaya yelteniyor, fakat Kalmim sorularına kısa cevaplar veriyordu. Artyn’in her hareketini dikkatle izliyordu, sonsuz bir merakla.

“Sana ait olan, senin yarattığın bir bir şeye nasıl elkoyabilir ki” diyen bir ses duydu. ‘İşte yine oldu!’ diye düşünerek etrafına bakındı Kalmim.Hiçbir şey göremedi. Bu sesin kaynağının ne olduğunu bulmayı kafasına koydu. Evet, Artyn tehlikesini başından savabilir ya da etkisizliğinden emin olabilirse ilk işi bunun peşine düşmek olacaktı. “Evrenin sonuna dek dahi olsa bu sesin kaynağına ulaşacağım” diye düşündü.

“Bu sesler beni çıldırtacak” deyiverdi birden. Sonra bu sözleri sesli söylediğini fark edip toparlandı ve hemen Artyn’i göz ucuyla kontrol etti, söylediklerini duyup duymadığını anlamak için. Artyn başını eğmiş dünyaya bakıyordu, duymuş olsa çoktan yanaşıp sorular sormaya başlardı ne de olsa. “Evet, evet… Artyn duymadı” diye düşündü.

Kalmim sandığımdan daha temkinli çıktı! Ser verip sır vermiyor, sorularımı geçiştiriyor. Sabretmeliyim. Her geçen gün dünyanın garip mekanizması beni daha çok şaşırtıyor. Adeta mükemmel işleyen bir sistem, el yapımı gibi değil, doğal…
Tıpkı bizim gibi… Dönüşümler… Her şey birbirini tamamlıyor, birbirini yok eder gibi görünen şeyler aslında başka şekilde başka bir şeye ya da canlıya hayat veriyor. Kalmim tüm bunları nasıl yapmış olabilir? Bir türlü aklım alamıyor.

Anlayamadığım şeyler de var, insanlar birbirinden çok farklı. Yeni insanlar diğer insanların bedenlerinden çıkıyorlar… Ne mutlu onlara. En azından nereden geldiklerini biliyorlar…

“Aaah”

Ne oluyor? Kalmim çığlık attı… Bir şeyler söylüyor! Aman, kendisini dinlediğimi anlamasın! Dünyayı izlemeye dalmış gibi yapayım, rahatça konuşsun kendi kendine, hem Kalmim kendisine sorduğum sorular çoğaldıkça daha az konuşuyor, ilgisiz gibi görünürsem bir sır koparabilirim belki de…

“Bu sesler beni çıldırtacak”

Ne! Sesler mi dedi o? Acaba bu sesler… Hani şu hiç susmayan, her düşünceme, her davranışıma karşı bir lafı olan o sesler… Eğer onda da aynı durum varsa bunun bir kaynağı olmalı, ama ne? Belki de bu yakınlarda bir yerde bu sorularımın cevabı gizlidir… Bir şekilde bunun peşine düşmeliyim. Kalmim’e geçerli bir bahane uydurup gerekirse tüm kâinatı kanatlarımın altına alacağım,
evet! Bunu yapacağım. Ta ki bu fısıldayan dudağı bulana dek.

Belki de sorularımın yanıtını bu sesler verecek kim bilir?

Yanlış yerdeyim ben… Hemen yola çıkmalıyım…

“Neden geldin, neden gidiyorsun” dedi ses Artyn’e.

Artyn durdu, cevap verdi.

“Bilmiyorum”

“Öğrenmek istediğin şey ne?”

“Bilmiyorum”

“Bilmediğin şey ne?”

“Hiçbirşey” dedi Artyn. “Hiç bir şey bilmiyorum”

Sesten kaçmak yerine onunla konuşmalıyım artık, tek duyan
ben değilsem o gerçek!

“Burası nereye göre gökyüzü biliyor musun?” dedi ses.

Artyn etrafına baktı… Verecek cevabı yoktu…

“Gel sana göstereyim o zaman” dedi ses

“Nereye geleyim?” dedi Artyn “Neredesin sen?”

Birsüre sessizlik oldu ve sonunda ses cevapladı…

“Heryerde!”

Kalmim ilk yıldızını hatırladı.

“Neredeydi o?”

Hatırlayamıyordu bir türlü, bir an parıldamış sonra olduğu yerde kalmıştı, Kalmim dünya’sını yarattıktan sonra dönüp ona bakmamıştı bile.

Artyn’in sesini duydu.

“Bilmiyorum,bilmiyorum!”

Neyi bilmiyor bu?

“Neredesin sen?”

Kiminle konuşuyor bu?

Sesi duydu.

“Heryerde”

Artyn hızla bir yere gidiyordu.

Kristin Reçber

Geçmiş bölümler için: http://krecber.blogspot.com/2008_01_01_archive.html


Leave a Reply